2. Teknik : İki nefes arasındaki dönüm noktasını izleyin

by admin

İlk dokuz tekniğin tamamı nefes ile ilgilidir.

Nefes aşağıdan yukarıya döndüğünde ve yine nefes yukarıdan aşağıya kıvrıldığında; bu iki dönüşte, fark et.

İlk teknikle aynıdır ama küçük bir fark vardır. Artık vurgu aralıkta değil, dönüştedir. Dışarı çıkan ve içeri giren nefes bir çember çizer. Hatırla, bunlar iki paralel çizgi değildir. Bunları hep iki paralel çizgi olarak düşünürüz. İçeri giren nefes ve dışarı çıkan nefes. Bunların iki paralel çizgi olduğunu mu düşünüyorsun? Değiller. İçeri giren nefes çemberin yarısıdır; dışarı çıkan nefes çemberin diğer yarısıdır.

Anlaman gereken şey şudur: Birincisi, giren ve çıkan nefes bir çember oluşturur. Onlar paralel çizgiler değillerdir çünkü paralel çizgiler asla buluşmaz. İkinci olarak, içeri giren nefes ve dışarı çıkan nefes iki nefes değildir, onlar tek nefesi oluşturur. İçeri giren ve dışarı çıkan aynı nefestir, bu yüzden içeride bir dönüş olmalıdır. Bir yerde dönmelidir. İçeri giren nefesin dışarı çıkan nefes haline geldiği bir nokta olmalıdır.

Dönüşü böyle vurgulamak neden? Çünkü Şiva şöyle der :

Nefes aşağıdan yukarıya döndüğünde ve yine nefes yukarıdan aşağıya kıvrıldığında; bu iki dönüşte, fark et.

Çok basit, diyor ki :

Dönüşleri fark et, o zaman benliği fark edeceksin.

Neden dönüş? Arabaya sürmeyi biliyorsan, vitesleri de bilirsin. Ne zaman vites değiştirsen, boş vitesten geçmen gerekir ki o vites değildir. Birinci vitesten ikinciye, ikinciden üçüncüye geçersin ama her seferinde boş vitesten geçmen gerekir. O boş vites bir dönüş noktasıdır. O dönüş noktasında birinci vites ikinci olur, ikinci üçüncü olur. Nefesin içeri girdiğinde ve dışarı döndüğünde, boş vitesten geçer, aksi halde dışarı çıkamaz. Tarafsız bölgeden geçer.

O tarafsız bölgede ne beden ne ruhsun, ne fiziksel ne zihinselsin çünkü fiziksel olan benliğinin viteslerinden biridir ve zihinsel olan benliğinin viteslerinden bir başkasıdır. Vitesten vitese geçer durursun, ama ne beden, ne zihin olduğun bir boş vitesin olmalı. O boş viteste yalnızca varsın: Yalnızca bir varlıksın… Saf, basit, bedensiz, zihinsiz.

İşte bu yüzden dönüş vurgulanıyor. İnsan bir makinedir; iri, çok karmaşık bir makine. Bedeninde pek çok vites var, zihninde pek çok vites var.  Sen büyük mekanizmanın farkında değilsin, ama sen büyük bir makinesin. Ve farkında olmaman iyi; aksi halde çıldırırdın. Beden öylesine büyük bir makinedir ki bilim insanları, insana paralel bir fabrika yaratmaya kalkılsa, on kilometrekare araziye ihtiyaç olacağını ve çok büyük bir gürültünün ortaya çıkacağını söylüyor; öyle ki yüz altmış kilometre çapında bir arazi o gürültüden rahatsız olacakmış.

Beden büyük, mekanik bir alettir: En büyüğü… Milyonlarca, milyonlarca hücren var ve her hücre canlı. Yani yetmiş milyon hücreden oluşan büyük bir şehirsin; içinde yetmiş milyon vatandaş var ve şehir sessiz ve sakin işliyor. Mekanizma her an çalışıyor. Mekanizma çok karmaşık. Bu teknikler, pek çok noktada bedeninin ve zihninin mekanizmalarıyla ilişkilendirilecek. Ama vurgu hep, aniden mekanizmanın parçası olmadığın o noktalara yapılacak… Bunu unutma. Aniden mekanizmanın parçası değilsin. Vites değiştirdiğin anlar var.

Örneğin, geceleyin, uykuya dalarken vites değiştirirsin çünkü gün boyunca, uyanık bir bilinç için farklı bir mekanizmaya ihtiyaç duyarsın. Zihnin farklı bir parçası işler. Sonra uykuya dalarsın ve o parça işlemeyi bırakır. Zihnin bir başka parçası işlemeye başlar ve bir aralık, bir boşluk, bir dönüş olur. Vites değiştirilir. Sabahleyin, yine kalkarken, vites değişir. Sessizce oturmaktasındır ve aniden biri bir şey der ve öfkelenirsin. Farklı bir vitese geçersin. İşte bu yüzden her şey değişir.

Öfkelendiğinde, aniden, nefes alıp verişin değişir. Nefesin daha sinirli, daha karmaşık olur. Nefesine bir titreme gelir; boğuluyormuş gibi hissedersin. Tüm bedenin bir şey yapmak, bir şeyleri kırmak ister, ancak o zaman boğulma hissi yok olabilir. Nefesin değişir; kanın farklı bir tempo kazanır, farklı bir hareket. Bedenine farklı kimyasallar salgılanmalıdır, tüm salgı sistemi değişmek zorundadır. Öfkelendiğin zaman farklı biri olursun.

Bir araba durmaktadır. Onu çalıştırırsın. Vitese takma, boş kalsın. Çekmeye, sarsılmaya, titremeye devam edecek, ama harekete edemeyecek; ısınacak. İşte bu yüzden öfkelendiğin ve bir şey yapamadığın zaman ateş basar. Mekanizma koşmaya, bir şey yapmaya hazırdır ve sen yapmıyorsundur. Isınırsın. Sen bir mekanizmasın ama elbette, yalnızca bir mekanizma değil. Sen daha fazlasısın ama ‘daha fazlasının bulunması gerekir. Bir vitese geçtiğin zaman, içinde her şey değişir. Vites değiştirdiğin zaman, bir dönüş olur. Şiva der ki:

Nefes aşağıdan yukarıya döndüğünde ve yine nefes yukarıdan aşağıya kıvrıldığında , bu iki dönüşte; fark et.

Dönüşte farkında ol. Ama bu çok kısa bir dönüştür; onu çok titiz bir şekilde gözlemlemek gerekir. Ve bizim herhangi bir gözlem yeteneğimiz yoktur;  Sana, ‘Bu çiçeği gözle; sana verdiğim bu çiçeği gözle” desem, gözleyemezsin. Bir an onu görürsün ve sonra başka bir şey düşünmeye başlarsın. Çiçek hakkında düşünüyor olabilirsin ama düşündüğün şey çiçek olmaz. Çiçek hakkında, ne kadar güzel olduğu hakkında düşünüyor olabilirsin ama düşündüğün şey çiçek olmaz. Çiçek hakkında, ne kadar güzel olduğu hakkında düşünebilirsin. Sonra hareket etmişsindir. Artık çiçek gözleminde değildir, alanın değişmiştir. Onun kırmızı, mavi, beyaz olduğunu söyleyebilirsin. Sonra devam edersin. Gözlem,sözsüz kalmak demektir, hiç söze dökme olmadan, içeride bir kabarcıklanma olmadan. Yalnızca onunla kalmak. Üç dakika için çiçekle kalabilirsen, tamamen, zihnin hareketi olmadan, o şey olur: İyilik. Fark edersin.

Ama biz gözlemci değiliz. Biz farkında değiliz, uyanık değiliz; hiçbir şeye dikkat edemeyiz. Sıçrayıp dururuz. Mirasımızın bir kısmı budur, maymun mirasımızın. Zihnimiz yalnızca maymun zihninin büyümesidir. Maymun hareket eder. Oradan oraya sıçrar durur. Maymun kıpırtısız oturamaz. İşte bu yüzden Buda hiç hareket etmeden oturmak üzerinde ısrar etmiştir çünkü o zaman maymun zihnine kendi yoluna gitme izni verilmez.

Japonların Zazen diye kendi meditasyon türleri vardır. Japonca’da ‘zazen’ sözcüğü hiçbir şey yapmadan yalnızca oturmak anlamına gelir. Hiçbir harekete izin yoktur. İnsan yalnızca heykel gibi oturur; ölü gibi, hiç kıpırdamadan. Ama seneler boyunca heykel gibi oturmaya gerek yoktur. Zihnin hareket etmeden nefesin nefesinin dönüşünü gözleyebilirsen, girersin. Kendine ya da içerideki öteye girersin.

Bu dönüşler neden bu kadar önemlidir? Önemlidirler çünkü bu dönüşlerde nefes seni farklı bir yöne hareket etmek üzere bırakır. İçeri girerken seninle beraberdi; dışarı çıkarken de seninle beraber olacak. Ama dönüş noktasında , seninle beraber değil ve sen onunla beraber değilsin. O anda nefes senden farklı ve sen ondan farklısın; nefes alıp vermek yaşam ise, sen ölüsün; nefes alıp vermek bedeninse, sen bedensizsin; nefes alıp vermek zihnin ise, sen zihinsizsin: O anda…

Gözleyip gözlemediğini merak ediyorum: Nefesini durdurursan, aniden zihnin durur. Şu anda nefesini durdursan, aniden zihnin durur; zihin işlev gösteremez. Nefesin ani bir duruşu ile zihin durur. Neden? Çünkü onlar bağlantısızdır. Yalnızca hareket eden bir nefes zihinle, bedenle bağlantılıdır; hareket etmeyen bir nefes bağlantısızdır. O zaman boş vitestesindir. Araba çalışmaktadır, anahtar çevrilmiştir, araba gürültü yapmaktadır. İleri gitmeye hazırdır, ama viteste değildir, bu yüzden arabanın bedeni ve arabanın mekanizması bağlantılı değildir. Araba ikiye bölünmüştür. Hareket etmeye hazırdır ama hareket etme mekanizması onunla bağlantılı değildir.

Nefes dönerken de aynı şey olur. Onunla bağlantılı değilsindir. O anda, kim olduğunun farkına kolaylıkla varabilirsin. Bu varlık nedir? Var olmak nedir? Bedenin, bu evin içindeki kimdir? Efendi kimdir? Yalnızca ev miyim, yoksa bir de efendi mi var? Ben yalnızca mekanizma mıyım, yoksa bu mekanizmanın içinde bir şey daha mı var? O dönüş boşluğunda, Şiva , fark et der. Dönüşün farkına vardığında, fark etmiş bir ruh olursun.

Kaynak: Sırlar Kitabı (Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon) / Osho / Omega Yayınları / Çevirmen: Niran Elçi

You may also like

Leave a Comment