40. Teknik : Hafif bir sesi dinleyin

by admin

Ses üzerine dördüncü teknik:

Başlangıçta ve herhangi bir harfin sesinin yavaş yavaş arıtılmasında, uyan.

Bazen öğretmenler bu tekniği çok kullanırlar. Onların dahice yöntemleri vardır. Örneğin, biz Zen ustasının kulübesine girersen, aniden çığlık atabilir. İrkilirsin, ama bunu neden yaptığını biliyorsan. seni uyandırmak için yaptığını anlarsın. Herhangi bir ani ses seni uyandırabilir.

Aniden olan şey uykunu böler ve normalde biz uykudayızdır. Bir şey yolunda gitmediği sürece uykudan çıkmayız, her şeyi uykuda yaparız. İşte bu yüzden uykuyu hiç hissetmeyiz. Ofisine gidersin, araba sürersin, evine dönersin, çocuklarını seversin, eşinle konuşursun, bu yüzden hiç de uykulu olmadığını düşünürsün. Uykunda bütün bunları nasıl yapabilirsin ki? Bunun mümkün olmadığını düşünürsün, ama uykuda yürüyenler hakkında bilgin var mı? Gözleri açıktır ve uyumaktadırlar ve pek çok şey yapabilirler. Ama sabah onları kendilerinin yaptıklarını hatırlamazlar.

Bir polis karakoluna gidip sorun olduğunu raporlayabilirler, biri gece evlerine gelmiş, kötülük yapmıştır ve sorumlunun onlar olduğu anlaşılır. Ama gece, uykularında yürürler ve bazı şeyler yaparlar, sonra yataklarına dönerler ve uyumaya devam ederler ve sabahleyin neler olduğunu hatırlayamazlar. Kapıları açabilirler, anahtar kullanabilirler, pek çok şey yapabilirler. Gözleri açıktır ve uyumaktadırlar.

Daha derin anlamda, hepimiz uykuda yürüyoruz. Ofisine gidebilirsin, evine dönebilirsin, bazı şeyler yapabilirsin: Hep tekrarladığın aynı şeyleri tekrarlarsın. Eşine, ‘Seni seviyorum’ dediğinin bile farkında değilsindir. Sen yalnızca her şeyi derin uykudaymış gibi yapıyorsun. Uyanmış biri için bütün bu dünya uykuda yürüyenlerle dolu bir dünyadır. Bir Buda böyle hisseder, bir Gurdjieff böyle hisseder. Herkes derin uykudadır ve yine de bir şeyler yapmaktadırlar.

Gurdjieff derdi ki bu dünyada her ne oluyorsa, beklenen şeylerdir. Savaşlar, kavgalar, isyanlar, cinayet, intihar. Biri Gurdjieff’e sormuş: ‘Savaşları durdurmak için bir şey yapılabilir mi?’ Demiş ki: ‘ Hiçbir şey yapılamaz. Çünkü savaşanlar derin uykuda ve barışçı olanlar, onlar da derin uykuda. Ve herkes uykuda hareket ediyor. Bu olaylar doğal, kaçınılmaz. İnsan uyanmadığı sürece hiçbir şey değişmez çünkü bunlar yalnızca uykunun yan ürünleri. İnsan savaşır, savaşmaktan alıkonamaz. Yalnızca sebepleri değiştirilebilir.’

İnsan bir zamanlar Hıristiyanlık için, İslam için, şunun için, bunun için savaşıyordu. Şimdi Hıristiyanlık için savaşmıyor, artık Komünizm için savaşıyor, demokrasi için savaşıyor. Sebepler değişir, bahaneler değişir ve savaş sürer çünkü insan uykudadır ve sen başka bir şey bekleyemezsin.

Bu uykululuk hali kırılabilir. Bazı teknikler kullanmalısın. Bu teknik şöyle der:

Başlangıçta ve herhangi bir harfin sesinin yavaş yavaş arıtılmasında, uyan.

Bunu nasıl yapabilirsin? Bir tapınağa git. Orada bir çan ya da bir gong vardır. Çanı eline al ve bekle. İlk önce tamamen uyan. Ses orada olacaktır ve sen sesin başlangıcını kaçırmamalısın. İlk önce tamamen uyan, sanki hayatın buna bağlıymış gibi, sanki o an biri seni öldürecekmiş gibi; o zaman uykudan uyanacaksın. Uyanık ol. Sanki bu senin ölümün olacakmış gibi. Ve düşünce varsa bekle çünkü düşünce uykululuktur. Düşünce ile uyanık olamazsın. Uyanıkken, düşünce olmaz. Bu yüzden bekle. Artık zihnin düşüncesiz kaldığını hissettiğinde, hiç bulut olmadığını ve uyanık olduğunu hissettiğinde, o zaman sesle hareket et.

Ses orada değilken bak, sonra gözlerini kapa. Sonra ses yaratıldığı zaman, çan çalındığı zaman bak; sonra hareketle hareket et. Ses gittikçe yavaşlayacak, yavaşlayacak, incelecek, incelecek, incelecektir ve sonra orada olmayacaktır. O zaman sesle git. Farkında, uyanık ol. Sonuna kadar sesle git. Sesin iki kutbunu gör, hem başlangıcını , hem sonunu.

Bir gong ya da çan gibi dışsal bir sesle dene, sonra gözlerini kapa. İçeride herhangi bir ses çıkar… Aum ya da başka bir şey. Ve sonra aynı deneyi onunla yap. Zor olacaktır; işte bu yüzden ilk önce dıştan yapıyoruz. Bunu dıştan yapabildiğin zaman, içten de yapabilirsin. O zaman yap. Zihnin boş olduğu anı bekle, sonra içeride ses yarat. Onu hisset, onunla hareket et, onunla git, ta ki tamamen kaybolana kadar.

Bunu yapabilene kadar… Zaman alacaktır. Birkaç aya, en az üç aya ihtiyaç olacaktır. Bu üç ay içinde, sen gittikçe daha uyanık olacaksın. Ses öncesi durum ve ses sonrası durum izlenmelidir. Hiçbir şey kaçırılmamalıdır. Bir kez, bir sesin başlangıcını ve sonunu izleyecek kadar uyanık olmayı başarınca, bu süreç sayesinde tamamen farklı biri olacaksın.

Zaman zaman bu çok saçma görünür. Böylesine basit teknikler, seni nasıl değiştirebilir? Herkes çok rahatsızdır, ıstırap içindedir ve bu yöntemler çok basit görünür. Hileymiş gibi görünür. Krishnamurti’ye gidip bu yöntemi anlatsan, ‘Bu zihinsel bir hile. Aldanma. Unut onu, at gitsin!’ der.

Öyle görünür. Açıkça hile gibi görünür. Böylesine basit şeylerle nasıl dönüşebilirsin? Ama sen bilmiyorsun. O kadar kolay değiller. Onları yaptığın zaman çok zahmetli olduklarını anlayacaksın. Ben anlatırken dinlediğin zaman basit gelir. Sana ‘Bu zehirdir ve bir damlasını alırsan ölürsün,’desem, zehir hakkında hiçbir şey bilmiyorsan, ‘Sen neden bahsediyorsun?’ Bu sıvının bir damlasıyla benim gibi sağlıklı, güçlü biri ölecek, öyle mi?’ dersin. Zehir hakkında hiçbir şey bilmiyorsan, ancak o zaman bunu söyleyebilirsin. Onun hakkında bir şeyler biliyorsan, bunu söyleyemezsin.

Bu, çok basit görünür: Bir ses çıkarmak ve sonra başında ve sonunda farkında olmak. Ama farkındalık çok zordur ve denediğin zaman çocuk oyunu olmadığını anlarsın. Sen farkında değilsin… Ve denediğin zaman, ilk defa, tüm hayatın boyunca uyuduğunu anlarsın. Şu anda zaten uyanık olduğunu sanıyorsun. Şunu dene. Herhangi bir küçük şeyle şunu dene:

Kendi kendine, ‘On nefes boyunca uyanık ve uyanık olacağım,’ de ve sonra nefesleri say. ‘Yalnızca on nefes için uyanık kalacağım. Ve birden ona kadar sayacağım, nefes al, nefes ver, nefes al, nefes ver. Uyanık kalacağım.’

Kaçıracaksın. İki ya da üçte başka bir yere gitmiş olacaksın. Sonra aniden farkına varacaksın ve ‘ Kaçırdım. Nefesleri saymıyorum,’diyeceksin. Ya da sayabilirsin, ama ona kadar saydığında, ‘Uykumda sayıyordum. Uyanık değildim,’ diye fark edeceksin.

Uyanıklık çok güçtür. Yöntemlerin basit olduğunu düşünme. Teknik ne olursa olsun, erişilecek şey uyanıklıktır. Başka her şey ancak yardımcı olabilir.

Ve sen kendi yöntemlerini yaratabilirsin. Ama tek bir şeyi hatırla: Uyanıklık orada olmalıdır. Uykuda her şeyi yapabilirsin; o zaman sorun olmaz. Sorun ancak bir şeyi uyanık olarak yapmak koşul olunca ortaya çıkar.

Kaynak: Sırlar Kitabı (Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon) / Osho / Omega Yayınları / Çevirmen: Niran Elçi

You may also like

Leave a Comment