48. Teknik : Cinsel ilişkide boşalmanın peşinden koşmayın

by admin

Bu bölümün ilk tekniği:

Cinsel birleşmenin başında, başlangıçtaki ateşe dikkat et ve böylece devam ederek, sonraki közlerden kaç.

Cinsellik çok derin bir tatmin olabilir ve cinsellik seni bütünlüğüne, doğal, gerçek benliğine geri fırlatabilir. Pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerin anlaşılması gerekir. Bir, cinsellik mutlak bir eylemdir. Zihninden dışarı fırlatılırsın, dengeni kaybedersin. İşte bu yüzden cinsellikten bu kadar korkulur. Sen zihinle özdeşleşmişsin ve cinsellik zihinsiz bir eylemdir. Başsız olursun; eylem halinde başın olmaz. Mantık olmaz, zihinsel süreç olmaz. Ve bir zihinsel süreç varsa, o zaman gerçek, orijinal cinsel eylem yoktur. O zaman orgazm olmaz, tatmin olmaz. O zaman cinsel eylemin kendisi yerel bir şey olur, beyinsel bir şey ve artık öyle olmuştur.

Tüm dünyada, bunca özlem, bunca cinsel şehvet, dünya tamamen cinsel bir yer olduğu için değildir. Bütünsel bir eylem olarak cinselliğin bile zevkine varamadığın içindir. Dünya eskiden daha cinsel bir yerdi. İşte bu yüzden cinsellik bu kadar özlenmezdi. Bu özlem gerçeğin kayıp olduğunu ve yalnızca sahtenin olduğunu gösterir. Çağdaş zihne sahip insanlar cinsellik üzerine daha çok düşünür çünkü cinsel eylemin kendisi artık orada değildir. Cinsel eylem bile zihne aktarılmıştır. Zihinsel olmuştur; sen onun hakkında düşünürsün.

Pek çok kişi bana geliyor: Cinsellik hakkında düşünüp durduklarını söylüyorlar; o konuda düşünmekten, okumaktan, resimler görmekten, pornografiden zevk alıyorlar. Bu hoşlarına gidiyor, ama asıl cinsellik anı geldiğinde aniden onunla ilgilenmediklerini hissediyorlar. Hatta iktidarsız olduklarını hissediyorlar. Düşündükleri zaman yaşamsal enerji hissediyorlar. Asıl eylemde hareket etmek istedikleri zaman enerjisiz, hatta arzusuz olduklarını hissediyorlar. Bedenin öldüğünü hissediyorlar.

Onlara ne oluyor? Cinsel eylem bile zihinsel olmuştur. Onun hakkında ancak düşünebiliyorlar; onu yapamıyorlar çünkü yapmak tüm benliği ilgilendirir. Ve ne zaman bütün işe karışsa, baş huzursuzlanır çünkü o zaman artık efendi o olamaz; artık kontrol onda olmaz.

Tantra cinsel eylemi seni bütün kılmak için kullanır, ama o zaman onun içinde meditasyon dolu bir ruh halinde hareket etmen gerekir. O zaman cinsellik hakkında duyduğun her şeyi, incelediğin her şeyi, toplumun, kilisenin, dininin, öğretmenlerinin sana söylediği her şeyi unutarak cinselliğin içinde hareket etmen gerekir. Her şeyi unut ve bütünlüğün içinde hareket et. Kontrolü unut. Kontrol engeldir. Daha çok, kendini onun ellerine bırak; onu kontrol etme. İçinde, delirmişsin gibi hareket et. ‘Zihinsiz’ durum delilik gibi görünür. Beden ol, hayvan ol çünkü hayvan bütündür. Ve çağdaş insanın şimdiki haliyle, seni bütün kılacak en kolay olasılık yalnızca cinsellikmiş gibi görünür çünkü cinsellik içindeki en derin, biyolojik merkezdir. Sen ondan doğmuşsundur. Her hücre cinsel bir hücredir; tüm bedenin bir cinsel enerji olgusudur.

Bu sutra ne diyor:

Cinsel birleşmenin başında, başlangıçtaki ateşe dikkat et ve böylece devam ederek, sonraki közlerden kaç.

Tüm farklılığı bu oluşturur. Senin için, cinsel eylem bir boşalmadır. Bu yüzden onun içinde hareket ederken telaşlanırsın. Yalnızca boşalmak istersin. Taşkın enerji boşalır; sen rahat edersin. Bu rahatlık bir tür zayıflıktır. Taşkın enerji gerilim ve heyecan yaratır. Bir şey yapılması gerektiğini hissedersin. Enerji boşaldığı zaman, zayıflık duyarsın. Bu zayıflığı bir gevşeme olarak kabul edebilirsin. Heyecan artık var olmadığından, taşkın enerji artık var olmadığından, gevşeyebilirsin. Ama bu gevşeme olumsuz bir gevşemedir. Ancak enerjini atarak gevşeyebiliyorsan, bu gevşeme sana pahalıya patlıyor demektir. Ve bu gevşeme yalnızca fiziksel olabilir. Daha derine gidemez, tinsel olamaz.

Bu sutra diyor ki telaş etme ve sonu özleme. Başlangıçta kal. Cinsel eylemin iki kısmı vardır: Başlangıç ve son. Başlangıçta kal. Başlangıç kısmı daha gevşek ve sıcaktır. Ama sona gitmekte acele etme. Sonu tamamen unut.

Cinsel birleşmenin başında, başlangıçtaki ateşe dikkat et.

Sen taşarken, boşalma terimlerini düşünme. Bu taşkın enerji ile kal. Boşalma arama: Onu tamamen unut. Bu sıcak başlangıçta bütün ol. Sevgilin ya da aşığınla bir olmuşsun gibi kal. Bir çember yarat.

Üç olasılık vardır. Birleşen iki aşık üç şekil yaratır. Geometrik şekiller. Bu konuda bir şeyler okumuş olabilirsin, hatta bir erkek ve bir kadının çıplak halde, üç geometrik şekil içinde durdukları eski simya resimleri görmüş bile olabilirsin. Bir şekil karedir, bir başkası üçgendir ve üçüncüsü bir çemberdir.

Bu, cinsel eylemin eski simyasal ve tantrik analizlerinden biridir. Normalde, sen cinsel eylem halindeyken dört kişi vardır, iki değil; bu bir karedir. Dört açı vardır çünkü sen, kendin, düşünen kısım ve hisseden kısım olarak ikiye bölünmüşsündür. Eşin de ikiye bölünmüştür; dört kişisinizdir. İki insan birleşmemektedir, dört kişi birleşmektedir. Böylece bir kalabalık oluşur ve aslında derin birleşme yoktur. Dört köşe vardır ve birleşme sahtedir. Birleşme gibi görünür, ama değildir. Senin daha derin kısmın gizlendiği için, sevgilinin daha derin parçası gizlendiği için bu bir birlik olamaz. Ve yalnızca iki kafa birleşmektedir, yalnızca iki düşünce süreci birleşmektedir. İki duygu süreci değil. Onlar gizlidir.

İkinci tür birleşme bir üçgen gibi olabilir. Sen iki kişisin; temeldeki iki açı. Ani bir an için bir olursun, tıpkı üçgenin üçüncü açısı gibi. Ani bir an için ikiliğin kaybolur ve bir olursun. Bu kare birleşmeden daha iyidir çünkü en azından tek bir an için birlik vardır. O birlik sana sağlık ve canlılık verir. Yine canlılık duyar ve kendini genç hissedersin.

Ama üçüncüsü en iyisidir, üçüncüsü tantrik birleşmedir: Çember olursun. Açı yoktur ve birleşme tek bir an sürmez. Birleşme aslında süreli değildir; içinde zaman yoktur. Ve bu ancak sen boşalma aramıyorsan olabilir. Sen boşalma arıyorsan, o zaman üçgen birleşme olur. Çünkü boşalma olduğu an bağlantı noktası kaybolur.

Başlangıçta kal; sona gitme. Başlangıçta nasıl kalmalı? Pek çok şeyin hatırlanması gerekir. Birinci olarak, cinsel eylemi bir yere gitme yolu olarak kabul etme. Onu bir araç olarak kabul etme: O, kendi içinde bir amaçtır. Onda son yoktur; o bir araç değildir. İkinci olarak, geleceği düşünme; şu anda kal. Ve cinsel eylemin başında şu anda kalamıyorsan, o zaman sen asla şu anda kalamazsın. Çünkü eylemin doğası gereği şu ana fırlatılırsın.

Şu anda kal. İki bedenin, iki ruhun birleşmesinin keyfine var, birbirinize karışın, birbirinizin içinde eriyin. Bir yere gittiğini unut. Hiçbir yere gitmeden şu anda kal ve eri. İki kişinin birbiri içinde eriyebilmesi için sıcaklık, aşk bir koşul olmalıdır. İşte bu yüzden aşk yoksa, cinsellik telaşlı bir eylem olur. Birbirinizi kullanıyor olursunuz; diğeri yalnızca bir araçtır. Ve diğeri de seni kullanmaktadır. Birbirinizden faydalanıyorsunuz, birbirinize karışmıyorsunuz. Aşkla, birbirinize karışabilirsiniz. Birbirine karışmak, sana yeni anlayışlar kazandıracaktır.

Eylemi bitirmek için acele içinde değilsen, yavaş yavaş bunun bir cinsel eylem olma özelliği azalır, eylem daha fazla tinsel nitelik kazanır. Cinsel organlar da birbirinin içinde erir. İki beden enerjisi arasında derin, sessiz bir birlik olur, böylece saatlerce birlikte kalabilirsin. Zaman geçtikçe bu birliktelik daha da derinlere gider. Ama düşünme. Derinlemesine birleşmiş halde şu anda kal. Bu bir esriklik, bir samadhi, kozmik bilinç halini alır. Ve bunu bilebilirsen, bunu hisseder, fark edebilirsen, cinsel zihnin cinselliğini yitirir. Çok derin bir brahmacharya’ya, cinsellikten kaçınmaya erişilir. Bu şekilde cinsellikten uzak durma durumuna erişilir!

Bu çelişkili görünür çünkü biz hep şöyle düşünürüz: Bir insan cinsellikten kaçınacaksa diğer cinse bakmamalıdır, diğer cinsle karşılaşmamalıdır. Onlardan kaçınmalı, kaçmalıdır. O zaman çok sahte bir cinsellikten kaçınma durumu olur: Zihin diğer cinse hakkında düşünür durur. Ve diğerinden ne kadar çok kaçarsan, o kadar çok düşünürsün çünkü bu çok temel, derin bir ihtiyaçtır.

Tantra der ki kaçmaya çalışma; kaçmak mümkün değildir. Daha çok, aşmak için doğanın kendisini kullan. Savaşma: Onu aşmak için doğayı kabullen. Eğer bu birlik sevgilinle ya da aşığınla zihinde bir son olmadan uzatılırsa, o zaman sen başlangıçta kalabilirsin. Heyecan enerjidir. Sen onu kaybedebilirsin; bir zirveye gelebilirsin. O zaman enerji kaybedilir ve ardından derin bir depresyon, zayıflık gelir. Sen bunu gevşeme olarak kabul edebilirsin, ama bu olumsuzdur.

Tantra sana daha yüksek, olumlu bir boyut kazandırır. Birbirinin içinde eriyen iki eş birbirine yaşamsal enerji verir. Bir çember olurlar ve enerjileri bir çember halinde hareket etmeye başlar. Onlar birbirlerine yaşam vermekte, yaşamı yenilemektedirler. Enerji kaybedilmez. Tersine, daha fazla enerji kazanılır çünkü karşı cinsle bağlantı sayesinde her hücren meydan okur, her hücren heyecanlanır. Ve eğer bir zirveye gitmeden o heyecanda birbirine karışabilirsen, ısınmadan başlangıçta kalabilirsen, sıcak kalabilirsen, o zaman bu iki ‘sıcaklık’ birbirine birleşir ve sen eylemi çok çok uzatabilirsin. Boşalma olmadan, dışarı enerji atmadan, bir meditasyon halini alır ve bunun aracılığı ile bütün olursun. Onun aracılığı ile bölünmüş kişiliğin artık bölünmüş olmaz: Ayrım aşılmış olur.

Tüm nevrozlar bir ‘bölünmüşlük’tür. Bölünmüşlük yine birleşirse, sen yine bir çocuk olursun. Masum. Ve bir kez bu masumluğu tanıyınca, toplumunun içinde gerektiği gibi davranmayı sürdürebilirsin. Ama şu anda senin davranışların yalnızca bir drama, bir rol. Sen işe karışmıyorsun. Bu bir gereklilik, bu yüzden yapıyorsun. Ama sen içinde değilsin; sen yalnızca rol yapıyorsun.

Gerçek olmayan yüzler kullanmak zorundasın çünkü gerçek olmayan bir dünyada yaşıyorsun; aksi halde dünya seni ezer ve öldürür. Pek çok gerçek yüzü öldürdük. İsa’yı çarmıha gerdik çünkü o gerçek bir insan gibi davranmaya başlamıştı. Gerçek olmayan toplum buna tahammül göstermez. Sokrates’i zehirledik çünkü o gerçek bir insan gibi davranmaya başlamıştı. Toplumun gerektirdiği gibi davran; kendin ve diğerleri için gereksiz sorunlar yaratma. Ama bir kez gerçek benliğini ve bütünlüğünü tanıyınca, gerçek olmayan toplum sen nevroza sürükleyemez; seni delirtemez.

Cinsel birleşmenin başında, başlangıçtaki ateşe dikkat et ve böylece devam ederek, sondaki közlerden kaç.

Eğer boşalma olursa, enerji dağılır. O zaman artık ateş olmaz. Sen hiçbir şey kazanmadan, yalnızca enerjinden kurtulmuş olursun.

Kaynak: Sırlar Kitabı (Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon) / Osho / Omega Yayınları / Çevirmen: Niran Elçi

You may also like

Leave a Comment