50. Teknik : Partnersiz sevişin

by admin

Cinsel eylem üzerine üçüncü sutra:

Kucaklaşma olmadan birleşmeyi hatırlarken bile, dönüşüm.

Bunu bir kez bilince, eşe bile ihtiyaç kalmaz. Eylemi hatırlayabilir ve ona girebilirsin. Ama ilk önce duyguyu bilmen gerekir. Duyguyu biliyorsan, eş olmadan eyleme girebilirsin. Bu biraz zordur, ama olur. Ve olmazsa, sen bağımlı olmaya devam edersin, bir bağımlılık yaratılır. Pek çok sebepten dolayı olur. Duyguyu tanımışsan, senin orada olmadığın, yalnızca titreşen bir enerjinin eşle bir olduğu ve bir çember oluşturduğu anı tanımışsan, o anda eş yoktur. O anda yalnızca sen vardın. Eş için de sen yoksun: Yalnızca o var. Bu durumda birlik sana odaklıdır; eş artık orada değildir. Kadınlar için bu duyguyu yaşamak daha kolaydır çünkü onlar hep gözleri kapalı sevişirler.

Bu teknik sırasında, gözlerini kapatman iyi olur. Ancak o zaman içsel bir çember duygusu duyarsın, yalnızca içsel bir birlik duygusu hakimdir. Sonra yalnızca hatırla. Gözlerini kapa; eşinle birlikteymişsin gibi uzan. Hatırla ve hissetmeye başla. Bedenin titremeye, sarsılmaya başlayacaktır. Buna izin ver! Ancak başlangıçta ‘gibi’ olur. Bir kez bilince, o zaman ‘gibi’ olmaz, o zaman diğeri oradadır.

Gerçekten aşk eylemi içindeymişsin gibi hareket et. Eşinle her ne yapıyorsan yap. Çığlık at, hareket et, titre. Kısa süre sonra bir çember olacaktır ve bu çember mucizevidir. Kısa süre sonra çemberin yaratıldığını hissedeceksin, ama artık bu çember bir kadın ve bir erkek tarafından yaratılmamaktadır. Sen bir erkeksen, o zaman tüm evren bir kadın olmuştur; sen bir kadınsan, tüm evren bir erkek olmuştur. Artık varoluşun kendisi ile derin bir birlik içindesin ve kapı, diğeri, artık yok.

Diğeri yalnızca bir kapıdır. Bir kadınla sevişirken, aslında varoluşun kendisi ile sevişiyor olursun. Kadın yalnızca bir kapıdır, erkek yalnızca bir kapıdır. Diğeri bütüne açılan kapıdır, ama sen öyle telaş içindesin ki bunu asla hissetmiyorsun. Birlik içinde kalırsan, saatlerce derin kucaklaşma halinde kalırsan, diğerini unutursun ve diğeri yalnızca bütünün uzantısı olur. Bu teknik bir kez bilinince, onu yalnız da kullanabilirsin ve onu yalnız kullandığın zaman bu sana yeni bir özgürlük verir. Diğerine karşı özgürlük.

Aslında tüm varoluş diğeri olur… Sevgilin, aşığın. Ve sonra bu teknik devamlı kullanılabilir ve insan varoluş ile daimi bir birlik halinde kalabilir. Ve sonra bunu diğer boyutlarda da kullanabilirsin. Sabah yürürken yapabilirsin. O zaman havayla, yükselen güneşle, yıldızlarla, ağaçlarla birlik içinde olursun. Gece yıldızlara bakarken yapabilirsin. Aya bakarken yapabilirsin. Bir kez nasıl olduğunu bilince, tüm evrenle cinsel eylem halinde olabilirsin.

Ama insanlarla başlamak iyidir çünkü en yakınında, evrenin sana en yakın kısmında onlar vardır. Ama onlardan vazgeçilebilir. Bir sıçrama yapabilir, kapıyı tamamen unutabilirsin. Birleşmeyi hatırlarken bile, dönüşüm. Ve dönüşürsün, yeni olursun.

Tantra cinselliği araç olarak kullanır. Cinsellik bir enerjidir; bir araç olarak kullanılabilir. Cinsellik seni dönüştürebilir ve sana aşkın durumlar verebilir. Ama biz cinselliği kullanıyor olsak bile bu bize güç görünür. Çünkü biz onu çok yanlış bir şekilde, doğal olmayan bir şekilde kullanıyoruz. Hayvanlar bile bizden daha iyidir: Onlar onu doğal bir şekilde kullanıyorlar. Bizim yollarımız sapkın. İnsan zihnine cinselliğin günah olduğu fikrinin sürekli işlenmesi, insanın içinde derin bir engel yarattı. Kendine asla mutlak salıverme izni vermiyorsun. Cinselliğe daima uzak duran, onu kınayan bir yanın var. Yeni nesilde bile bu yan var. Yüklerini atmış olduklarını, takıntılı olmadıklarını, cinselliğin onlar için tabu olmadığını söylüyor olabilirler, ama insan, bilinçdışındaki yükü kolaylıkla atamaz. O yük yüzyıllardır çoğalıyor; tüm insanlığın geçmişi var orada. Bu yüzden sen bilinçli olarak ona günah deyip onu kınamıyor olsan da, bilinçdışı daima orada ve cinselliği kınıyor.

Sen asla tamamen içinde olmuyorsun. Bir şey hep dışarıda kalıyor. O dışarıda kalan parça bölünmeyi yaratıyor.

Tantra diyor ki tamamen içinde hareket et. Kendini, uygarlığını, dinini, kültürünü, ideolojilerini unut. Yalnızca cinsel eylem içinde hareket et: İçinde bütün olarak hareket et; dışarıda hiçbir şey bırakma. Tamamen düşüncesiz ol. Ancak o zaman, biri ile bir olduğun farkındalığı gerçekleşir. Ve bu birlik duygusu daha sonra eşten kopartılabilir ve tüm evrenle kullanılabilir. Bir ağaçla, ayla, herhangi bir şeyle cinsel eylem halinde olabilirsin. Bir kez bu çemberi nasıl yaratacağını bilince, çember herhangi bir şeyle yaratılabilir. Hatta herhangi bir şey olmadan.

Bu çemberi kendi içinde yaratabilirsin çünkü erkek hem erkek, hem kadındır ve kadın hem kadın hem erkektir. Sen ikisi birdensin çünkü ikisi tarafından yaratıldın. Sen bir erkek ve bir kadın tarafından yaratıldın, bu yüzden diğer yarın kadın olarak kaldı. Her şeyi tamamen unutabilirsin ve çember senin içinde yaratılabilir. Bir kez içinde bir çember yaratılınca; erkeğin kadınınla birleşince, içsel kadın içsel erkekle birleşince, kendini kucaklamış olursun. Ve ancak bu çember yaratıldığında gerçek anlamda cinsellikten kaçınmaya ulaşılabilir. Aksi halde cinsellikten kaçınmak sapkınlık halini alır ve yeni sorunlar yaratır. İçinde bu çember yaratıldığı zaman, özgür kalırsın.

Tantra şöyle der: ‘Cinsellik en derin tutsaklıktır ama en yüksek özgürlüğe gitmek için araç olarak kullanılabilir.’ Tantra zehrin ilaç olarak kullanılabileceğini, ama bunun için bilgeliğe ihtiyaç olduğunu söyler. Bu yüzden hiçbir şeyi kınama. Kullan. Ve hiçbir şeye karşı olma. Nasıl kullanılabileceği ve dönüştürülebileceği hakkında yollar bul. Tantra, hayatın derinlemesine, tamamen kabullenilmesidir. Bu türden tek yaklaşımdır. Tüm dünyada, gelip geçen tüm yüzyıllar içinde Tantra benzersizdir. Hiçbir şeyi atma, hiçbir şeye karşı olma, hiçbir çelişki yaratma, der çünkü herhangi bir çelişki ile kendine zarar verirsin.

Tüm dinler cinselliğe karşıdır çok büyük bir enerji olduğu için cinsellikten korkarlar. Bir kez cinselliğin içinde olunca artık yoksundur, cinsel enerji seni herhangi bir yere götürebilir. Korkunun sebebi budur. Bu yüzden içinde bir engel yaratılır ve akım ikiye bölünür, böylece bu yaşamsal enerjinin seni ele geçirmesine izin verilmez: Onun efendisi olunur.

Yalnızca Tantra bu hakimiyetin sahte, hastalıklı, patolojik olduğunu söyler çünkü sen aslında bu akımla ikiye bölünemezsin. Sen o akımsın! Bu yüzden tüm bölünmeler sahtedir, gelişigüzeldir ve temel olarak hiçbir bölünme mümkün değildir çünkü sen akımsın. Onun ayrılmaz parçasısın, içinde bir dalgasın. Donabilirsin, kendini akımdan ayırabilirsin, ama o donmuşluk ölülük olur. Ve insanlık ölmüştür. Kimse gerçekten canlı değildir; sen yalnızca akıntıda sürüklenen ölü bir ağırlıksın. Eri!

Tantra, erimeye çalış der. Buz dağları gibi olma: Eri ve ırmakla bir ol. Irmakla bir olurken, ırmakla bir hissederken, ırmağa karışırken, farkında ol, o zaman dönüşüm gerçekleşir. Dönüşüm GERÇEKTEN olur. Dönüşüm çelişkiden gelmez; farkındalıktan gelir. Bu üç teknik çok, çok bilimseldir, bu tekniklerden sonra cinsellik senin bildiğinden başka bir şey olur. Artık geçici bir rahatlama değildir; artık enerjiyi dışarı atmak değildir. Artık sonu yoktur. Bir meditasyon çemberi halini alır.

Kaynak: Sırlar Kitabı (Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon) / Osho / Omega Yayınları / Çevirmen: Niran Elçi

You may also like

Leave a Comment