74. Teknik : Tüm uzayı kafanın içinde hisset

by admin

Shakti, tüm uzayı, sanki kendi kafana dolmuş, o parlaklığa dalmış gibi gör.

Tüm uzayı sanki kendi kafana dolmuş, o parlaklığa dalmış gibi gör. Bu teknik için gözlerini kapat. Yaparken, gözlerini kapat ve tüm uzay kafana dolmuş gibi hisset. Başlangıçta zor olacaktır. Bu en ileri tekniklerden biridir, bu yüzden adım adım ilerlemek daha iyi olacaktır. Bir şey yap. Eğer bu tekniği yapmak istiyorsan, adım adım başla.

İlk önce: Uykuya dalarken, tam uyumaya hazırlanmışken, yatağına uzan, gözlerini kapat ve ayaklarının nerede olduğunu hisset. Bir seksen boyundaysan ya da bir elli boyundaysan, ayaklarının nerede olduğunu, sınırı hisset. Sonra bir şeyi hayal et: On beş santim uzadığını hayal et. Boyun arttı, on beş santim uzadın. Bunu gözlerin kapalı yap. Hayalinde, boyunun on beş santim uzadığını hisset.

Sonra ikinci adım: İçinden başını, nerede olduğunu hisset ve sonra başının da on beş santim uzadığını hisset. Bunu hissedebildiğin zaman her şey kolay olacaktır. O zaman daha fazlasını yapabilirsin. Üç buçuk metre olduğunu hisset ya da tüm odayı doldurduğunu. Şimdi, hayalinde duvarlara dokunuyorsun… Tüm odayı doldurdun. Sonra, adım adım, tüm evin içine dolduğunu hisset. Ve bir kez duyguyu öğrenince, çok kolay olacaktır. On beş santim uzayabiliyorsan, o zaman her şey kolay olur. Bir elli değil bir altmış beş olduğunu hissedebiliyorsan, o zaman hiçbir şey zor değildir; bu teknik kolay olacaktır.

Üç gün boyunca bunu hisset; sonra üç gün daha, tüm odayı doldurduğunu hisset. Bu yalnızca hayal gücünün eğitilmesidir. Sonra üç gün için tüm evin içini doldurduğunu hisset; sonra üç gün gökyüzü ol. O zaman bu teknik çok kolay olacaktır.

Shakti, tüm uzayı, sanki kendi kafana dolmuş, o parlaklığa dalmış gibi gör.

O zaman gözlerini kapatabilirsin ve tüm gökyüzünü, tüm uzayı kafana dolmuş gibi hissedebilirsin. Bunu hissedebildiğin an zihin yok olur çünkü zihnin çok dar bir alana ihtiyacı vardır. Zihin böyle bir enginliğin içinde var olamaz; kaybolup gider. Böyle bir enginlikte zihin imkansızdır. Zihin ancak dar, sınırlı olabilir. Böyle sonsuz bir uzayda zihnin var olabileceği bir yer yoktur.

Bu teknik iyidir. Aniden zihin patlar ve uzay kalır. Üç ay içinde bunu hissedebilirsin. Tüm hayatın farklı olur. Ama ona doğru adım adım büyü, çünkü bazen insanlar bu teknik yüzünden delirirler, dengelerini yitirirler. Öylesine muazzamdır, etkisi öylesine muazzamdır… Aniden, tüm uzay kafana dolmuş gibi hissedersen ve sonra yıldızların ve ayın, tüm evrenin içinde hareket ettiğini görürsen, başın dönebilir. Pek çok gelenekte bu teknik büyük ihtiyatla kullanılır.

Bu yüzyılın Hintli gizemcilerinden biri, Ramateertha bu tekniği kullandı ve onu tanıyan pek çok kişi bu teknik yüzünden intihar ettiğini tahmin ediyor. Onun için bu bir intihar değildir, çünkü onun için, tüm uzayın içine dolduğunu hisseden biri için intihar imkansızdır, olamaz. Orada intihar edecek kimse yoktur. Ama diğerleri için, onu dışarıdan izleyenler için, bu bir intihardı.

Tüm evren onun içinde, kafasının içinde hareket etmeye başladığını hissetti. Müritleri onun şiirsel konuştuğunu düşünüyordu. Sonra onun delirdiğini hissetmeye başladılar, çünkü o evrenin kendisi olduğunu, her şeyin onun içinde olduğunu iddia etmeye başlamıştı. Ve sonra bir gün dağdaki bir uçurumdan ırmağa atladı. Atlamadan önce güzel bir şiir yazdı: ‘Ben evren oldum. Artık bu bedeni gereksiz bir yük olarak hissediyorum ve onu geri veriyorum. Artık hiçbir sınıra gerek yok. Ben sınırsız Brahma oldum.’

Psikiyatri eğitimi almış biri onun delirdiğini, bunun bir nevroz olduğunu düşünür, ama insan bilincinin daha derin boyutlarını bilen biri onun bir mukta, aydınlanmış biri olduğunu söyler. Ama sıradan zihin için bu bir intihardır.

Bu tür tekniklerde tehlike vardır. İşte bu yüzden onlara doğru yavaş yavaş büyü diyorum, çünkü sen bilmiyorsun… Her şey mümkündür. Bazen sen kendi potansiyelinin farkına varmazsın, bazen ne kadar hazır olduğunu bilmezsin ve bir şeyler olabilir. Bu yüzden adım adım yap.

İlk önce hayal gücünü küçük şeylerle sına: Yalnızca bedenin büyüdüğünü ya da küçüldüğünü hisset. İki şekilde de yapabilirsin. Diyelim ki bir altmış yedi boyundasın: Bir metre yirmi santim, doksan santim, altmış santim, otuz santim olduğunu hisset; bir tohum haline geldiğini. Bu yalnızca bir eğitimdir; her ne hissetmek istiyorsan hissedebilmen için bir eğitim yalnızca. İçsel zihin hissetmekte tamamen özgürdür; hiçbir şey onu dilediğini hissetmekten alıkoyamaz. Bu senin duygun. Büyüyebilirsin, küçülebilirsin. Aniden bunun sen olduğunu fark edersin.

Ve bunu başarabilirsen, bedeninden kolaylıkla çıkabilirsin. Hayal gücün ile büyüyebilirsen ve küçülebilirsen, bedeninden de çıkabilirsin. Bedenin dışında durduğunu hayal et, o zaman durursun… Ama hemen değil.

İlk önce küçük adımlarla çalış ve sonra rahat olduğunu ve korkmadığını hissettiğinde, o zaman tüm odayı doldurduğunu hisset… Gerçekten de duvarlara dokunduğunu hissedeceksin. Ve sonra tüm evin içinde dolduğunu hisset… İçinde hissedeceksin. Ve sonra devam et. Sonra, yavaş yavaş, bırak gökyüzü kafanda hissedilsin. Ve bir kez gökyüzünü kafanda, orada dolmuş hissedince, zihin kayboluverir. Orada yapacak işi kalmamıştır.

Bu teknik için birinin yanında olmak daha iyidir: Bir öğretmenle ya da bir dostla olmak. Yalnız yapma. Sana göz kulak olacak, seni izleyecek biri olmalıdır. Bu bir okul yöntemidir. Bir okulda, çok kişinin çalışıyor olduğu bir yerde, çok kolaydır, daha az zararlıdır, daha az tehlikelidir… Çünkü bazen gökyüzü içinde patlar, günlerce bedeninin farkına varmayabilirsin. Dışarı çıkamayabilirsin, duyguya o kadar dalarsın, çünkü zaman kaybolur; ne kadar zaman geçtiğini hissetmeyebilirsin. Beden kaybolur, bedeni hissedemezsin. Gökyüzü olursun. Biri bedenine göz kulak olmalıdır; çok sevgi dolu bir bakıma ihtiyaç vardır.

Bu yüzden bir ustayla ya da bir grupla, bu teknik daha az zararlı, daha az tehlikelidir. Ama nelerin mümkün olduğunu bilen bir grupla… Neler olabileceğini ve nelerin yapılması gerektiğini bilen bir grupla… Çünkü zihin bu durumdayken aniden uyandırılırsan delirebilirsin, çünkü zihninin geri dönmesi için zaman gerekecektir. Aniden bedene geri getirilirse, sinir sistemin buna dayanamaz. Bunun için yapılmamıştır. Eğitilmesi gereklidir. Bu yüzden yalnızken yapma. Bir grup içinde, birkaç dostun ile, ıssız bir yerde yapabilirsin. Ve adım adım yap, aniden değil.

Kaynak: Sırlar Kitabı (Yaşamın Sırrına Ulaşmak İçin 112 Meditasyon) / Osho / Omega Yayınları / Çevirmen: Niran Elçi

You may also like

Leave a Comment