C) Farkındalık

by admin

A) Giriş

Farkındalık nedir?

(Not: Dikkatlilik ile farkındalık, birbirine çok yakın kavramlardır ve yer yer birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Bunda hiçbir sıkıntı yoktur fakat içsel mekanizmaları kavramamız, biraz daha derinlikli sularda yüzmemiz ve tanık benliğin farkına varılması için dikkatlilik ve farkındalığı ayrı şekilde açıklamayı uygun gördüm. )

Farkındalık, şeylerin ve durumların açık/yalın/sade şekilde gözlemlenmesidir yani tüm kişisel deneyimlere tanık olunmasıdır. Dikkatlilik ve farkındalık arasındaki ince ayrımı şöyle anlatabilirim. Dikkatlilik, kendi farkındalığımızla dikkatimizi tek bir şeye ya da olguya odaklamaktır. Farkındalık ise dikkatimizi herhangi belirli bir şeye odaklanmadan dikkatli bir şekilde bilinçli olarak kalmaktır. Bir eşyayla ya da durumla olan ilişkimizi şu şekilde ayırabiliriz. Gözlemci ve gözlemlenen. Gözlemlenen şey, dikkatimizi/odağımızı/farkındalığımızı verdiğimiz şeydir fakat gözlemci, gözlemlenen şeye tanık olan, gözlemleyen kişidir yani tanık benliğimiz, özümüz ya da saf farkındalığımızdır. Farkındalığımız, hoşa giden ya da acı veren ve/veya tamamen algılanmış ya da kavranamamış tüm yaşam deneyimlerinin ana kaynağıdır.

Tüm bilinçli varlıklar, farkındalığa sahiptir. Bilinç ve farkındalığı eş anlamlı olarak kullanabiliriz. Farkındalık, tüm yaşam deneyiminin arkasındaki süregelen ana kaynaktır. Ruhumuz, farkındalık ya da bilinç birimidir. Farkındalık kavramını ve oluşunu kavrayabilmek ve farkındalık meditasyonlarında belirli çalışmalar yapabilmek için saf farkındalıkla, nesne/durum odaklı farkındalık arasındaki ayrımı kavramamız gerekmektedir. Burada ayrımını yaptığımız ve daha incelikli olan şey, herhangi bir dayanak noktası olmayan farkındalık havuzudur. Saf bilinç, farkındalık, öz ya da tanık benlik çok incelikli, açık ve maddesel olmadığı için kavranması biraz zordur.

Bilinç/farkındalık kavramını zihnimizde daha iyi kavramamız için şöyle bir içsel harita oluşturabiliriz. Bu haritayı mutlak bir gerçek olarak değil de içsel durumlarımızın biraz daha farkına varıp, öz bilinç’in buradaki yerini algılayabilmemiz için yaptığımızı düşünün. Dıştan içe doğru kendimizi şu şekilde düşünebiliriz:

  1. Fiziksel beden
  2. Enerji bedeni
  3. Duygusal beden
  4. Zihinsel beden
  5. Astral beden
  6. Spiritüel beden
  7. İlahi beden – Işık bedeni
  8. ve ÖZ BİLİNÇ, FARKINDALIK, RUH..

Tekrar hatırlatmam da fayda var. Bu yazdığım 8 katman, tüm varoluşumuzu nihai olarak açıklayan veya eksiksiz olarak açıklanmış kavramlar değildir. Derinlere girdikçe ya da araştırmalarımızı ya da farkındalığımızı geliştirdikçe daha geniş olgulara rastlamamız mümkündür. Buradaki vurgumuz, tüm yaşamsal deneyimlerimizin özünü oluşturan şeyin ruhumuz, öz bilincimiz olduğudur. Tüm bu katmanlar birbirleriyle iç içe olduğundan, birçoğu hakkındaki bilgimiz, deneyimimiz ve farkındalığımız çok düşük olduğundan ve tüm bu olguları sadece 4. katman olan zihinsel, mental kısımla açıklamaya çalıştığımızdan ötürü, öz bilinç/farkındalık kavramını kavramakta güçlük çekmekteyiz.

Buradaki zorluk; farkındalığı zihin ile kavramaya çalışmamızdır. Bu durum, gözün kendisini ayna olmadan görmeye çalışması gibidir. Bunu kavrayabilmek ve deneyimleyebilmek için daha farklı bir yaklaşımla yaklaşmamız gerekmektedir. Yani, herhangi bir obje, durum (ya da yukarıda yazdığımız maddeleri düşünecek olursak, ilk 7 madde) tarafından dikkatimiz dağılmadan ya da onlardan herhangi birine odaklanmadan, belirli bir içsel yetenek ve meditasyon deneyimi vasıtasıyla, saf şekilde farkındalığı deneyimlemek. Berraklık, açıklık, bilme hali, tanık benlik, sessiz tanık ya da bazı geleneklerin tarif ettiği ruh, içsel ışık, tüm bunlar öz’ün sahip olduğu niteliklerdir. Hangi kavramlar kullanılırsa kullanılsın, hepsinin işaret ettiği şey aynıdır ve bireyin bilinçli deneyimi vasıtasıyla kavranması gereken bir olgu olmalıdır.

Meditasyon, zihin değildir ve zihin, meditasyonu yaratamaz. Meditasyon, zihinden çıkmaktır, zihni izlemektir ve zihinde dolaşan her şeye (arzular, hayaller, düşünceler, rüyalar vs.) tanık olmaktır. Meditasyonda sadece tanığa dönüşürsünüz. Yavaş yavaş, bu tanık olma durumu daha güçlenir, merkezlenir ve köklenir. Sonra aniden bir şeyi anlarsınız: Zihninizle değil içinizdeki tanıkla ‘bir’ olduğunuzu anlarsınız. Her şey gibi zihin de sizin dışınızda olan bir şeydir.

Aradığımız şey, arayanın kendisidir.

St Francis of Assisi

B) Açık Farkındalık

Açık farkındalık içinde kalma

Bu pratik, herhangi belirli bir nesneye odaklanmadan dikkatli şekilde farkında olmaktır yani zihnimizin hiçbir şeye sabitlenmediği farkındalık durumudur. Tamamen açık, berrak, rahat ve dikkatli olma durumudur.

Bu çalışma, açık şekilde izleme olarak da adlandırılabilir. Açık farkındalık çalışması, meditatif durum içerisinde herhangi bir obje olmadan dikkatli şekilde kalma pratiğidir. Dikkatlilik ile farkındalık çalışması arasındaki ince farklardan birisi budur.

Farkındalık, anın içindeki en derin, sonsuz gerçekliğimizdir ve tüm deneyimlerimizin temelidir. Bilinç, sürekli olarak gözümüzden kaçmaktadır çünkü bilincimizin/farkındalığımızın yakalandığı, içinde bulunduğu objeler ve durumlar tarafından sürekli olarak dikkatimiz dağılmaktadır.

Açık farkındalık içinde kalma meditasyonu

1 . Adım: Uygun meditasyon pozisyonunuzu alın.

2 . Adım: Geçmişi ve geleceği düşünmeden ve şimdiki anı yargılamadan, en kolay yoldan kendinizi rahatlatın.

3 . Adım: Düşüncelerinizi, duygularınızı ve bedensel hislerinizi değiştirmeden oldukları gibi bırakarak, gevşek ve rahat bir pozisyonda kalın ve bu durumu koruyun.

4 . Adım: Basitçe tetikte, sakin ve farkında kalın. Herhangi bir şeye odaklanmayın ve herhangi bir şey tarafından dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin.

5 . Adım: Farkındalığınıza anlık olarak gelen her şeyi, geldikleri gibi sürekli olarak salıverin. Bu durum başlarda biraz çaba gerektirebilir ama en nihayetinde otomatiğe bağlayacaksınız.

6. Adım: Sakin, açık, berrak ve rahat şekilde kalmanıza izin verin ve bunu sağlayın.

Şimdiki an farkındalığı hiçbir kesintiye uğramadan sabitlenene kadar kısa aralıklarla tekrar edin.

Nitelik, nicelikten daha önemlidir. Herhangi bir düşünceye ya da objeye odaklanmadan kaldığınız 5 dakikalık sabit bir saf farkındalık meditasyonu, 1 saatlik sürekli düşüncelerle ve hayallerle kesilen bir meditasyondan daha iyidir. Belirli bir çalışmayla, sakin berraklık süreniz artacaktır.

Bu meditasyon pratiğinde başarı sağlamak için günlük aktiviteleriniz sırasında zaman zaman, meditasyonda yakaladığınız saf berrak durumunuza geri dönmeniz çok önemlidir. Hangi dikkat veya farkındalık alıştırması yapıyorsanız, kısa sürelerle ve çok sefer, uyguladığınız pratiğe geri dönmeniz anahtardır. Yani 24 saat içerisinde belirli bir yarım saati bu pratiğe ayırıp, kalanında dikkatiniz ve farkındalığınız bulanık kalmaktansa, yer yer aynı berraklığa kısa sürelerle gelmek, berraklığın uzamasına ve köklenmesine daha yardımcı olacaktır.

C) Farkındalığın Yansıması

Farkındalığın ayna gibi yansımasının farkına varılması

Farkındalığımızın açık, yansıtıcı ve berrak özelliğinin belki de en iyi tasvirlenebilecek örneği aynadır.

Aynanın yüzeyi, bilincimizin özü gibi tamamen açık ve yansıtıcıdır. Ayna, öz farkındalığımız gibi önüne ne konulursa konulsun, konulan eşyadan etkilenmeden yansıtma kapasitesine sahiptir. Aynalar, güzellik ya da çirkinlik gibi nitelikleri yansıtmazlar, önüne konulan objenin görüntüsünü olduğu gibi yansıtırlar. Öz ve saf farkındalığımız da bu özelliğe sahiptir.

Farkındalık, şimdiki anın gerçek bilinci ve uyanık ve farkında olma yeteneğidir.

Farkındalığın ayna gibi yansımasının farkına varılması meditasyonu

1 . Adım: Uygun meditasyon pozisyonunuzu alın.

2 . Adım: Kendinizi gevşetin ve rahatlayın.

3 . Adım: Tüm düşüncelerinizin, hislerinizin, içsel ve dışsal görünümlerin hepsinin, farkındalığınızın ayna gibi yansıttığı görünümler olduğunu hayal edin/farkına varın.

4 . Adım: İçsel dünyanızda ve zihninizde ne olursa olsun, yüzeye ne çıkarsa çıksın, bunların sizin ayna gibi olan farkındalığınıza hiçbir zarar veremeyeceğine dair kendinize güvenli şekilde kalın.

5 . Adım: Yüzeye çıkan her şeyi tamamen dengeli şekilde inceleyin. Tamamen bir tanık olun. Hiç bir yorumda (iyi- kötü, hoşlanma- hoşlanmama ve herhangi bir yargı) bulunmayın. (Hoşunuza giden ya da size acı veren şeyler ortaya çıkabilir)

6 . Adım: Saf yansıma ve sakinlik durumu içerisinde, rahat ve dikkatli bir şekilde kalın.

7 . Adım: Bu doğal durum içerisinde kaldıkça, saf ve yansıtıcı farkındalığınıza aşina olun.

Şimdiki an farkındalığınız hiçbir kesintiye uğramadan kalana kadar, sık sık bu meditasyonu tekrarlayın.

D) Farkındalığın Özü

Farkındalığın özü içinde kendini sorgulamak

Belirli meditasyonlar ve farkındalık çalışmaları sonrasında, kendinizi ‘farkındalık/bilinç’ gibi tanımlanabilir bir varlık ya da obje olarak ‘düşünmeye‘ başlayabilirsiniz. Kendi temel özünüzü, doğal bir farkındalık (düşünceden bağımsız) olarak bilmeniz önemlidir fakat bu farkındalık özünün, hiçbir sınırının olmadığını ve kavramsal düşüncelerle bulunamayacağını ve farkına varılamayacağını anlamak çok önemlidir. Buradaki uyarılan vurgu, ‘düşünce’dedir yani özünüzün farkındalığı, kendi deneyiminiz olmalıdır. Bu deneyimi hangi kelimelerle açıklayacağınız ise tamamen size kalmıştır.

Hiçbir bilim adamı, beynin içini inceleyerek bilinç ya da farkındalık birimini bulamaz çünkü bilincin; tanımlanabilir bir şekli ya da sınırı yoktur (deneyimlenmediği sürece).

Farkındalığın özü içinde kendinizi sorguladığınızda, bu biçimsiz ve tanımlanamayan gizemli özünüzle doğrudan bağlantı kurmalısınız.

İnsanlar bir boşluk tarafından tamamen yutulacaklarından korktukları için zihinlerini ve oluşlarını boşaltmaktan korkarlar. Onların farkına varmadıkları şey ise kendi zihinlerinin boşluk olduğudur.

Zen Master Huang Po

Farkındalığın özü meditasyonuna geçmeden önce son bir hatırlatma yapmakta fayda var. Bu meditasyonda yapacağınız kendini sorgulama türü, birçoğunuz için yabancı gelebilir çünkü fiziksel ve zihinsel olmayan incelikli bir durumu araştırmak ve sorgulamak daha önceki bilgi ve deneyimlerinizi baz alarak zor olabilir.

Buradaki anahtar şudur: Farkındalığın ne olduğunu sadece entellektüel (zihinsel, düşüncesel, yargısal) şekilde sorgulamayacaksınız, ayrıca, sürekli olarak zihin ötesi olan öz bilincinize geri dönüp, bu bilincin sessiz ve berrak durumunda, zihnin içine de derinlemesine gireceksiniz. Hiçbir kesintiye uğramayan bir odaklanma ve yeterli sabit bir dikkat ise bu meditasyonu gerçekleştirebilmeniz için olmazsa olmaz kriterlerdir. Eğer herhangi bir farkındalık meditasyonunda zorluk yaşadığınızı hissederseniz, dikkatlilik ve nefes meditasyon pratikleri yaparak kendinizi farkındalık alıştırmalarına hazırlayabilirsiniz. Unutmayın, her şeyde olduğu gibi bazı farkındalık durumlarına gelmek pratik ve sabır gerektirir.

Farkındalığın özü içinde kendini sorgulama meditasyonu

1 . Adım : Uygun meditasyon pozisyonunuzu alın.

2 . Adım: Herhangi bir düşünceye tutunmadan, doğal ve rahat bir ruh haline girin. Düşünceler gelirse, kendiliğinden kaybolmalarına izin verin.

3 . Adım: Dikkatinizin dağılmasına izin vermeden bu doğal ve dikkatli farkındalık durumunda kalın.

4 . Adım: Belirli bir sakinliği ve meditatif durumu sağladıktan sonra kendi farkındalığınıza doğrudan bakın ve derinlemesine inceleyin.

5. Adım: Farkındalığınızın doğasını sorgulayın: Farkındalığın şekli nedir? Herhangi bir sınırı var mıdır? Belirli bir rengi, sesi, titreşimi var mı? Bu bilinç nerede bulunmaktadır, nereden gelmektedir ve bir yere gitmekte midir? Bilinç ve zihin arasında bir ayrım var mıdır? Düşünceler gözlemlenen şeyler midir? Peki bu bilinç gözlemlenen bir şey midir?

Hem zihinsel hem de tamamen sessiz şekilde bu farkındalığı sorgulayın ve inceleyin.

6. Adım: Farkındalığınızı entellektüel şekilde derinlemesine sorguladıktan ve doğrudan deneyimledikten sonra bilincinizin bir nesne gibi bulunabilecek bir şey olmadığını fark ettiniz mi? Farkındalığın, düşünceler ya da herhangi bir kavram tarafından yakalanamayacağını anladınız mı?

7. Adım: Farkındalığın, tamamen tanımlanamayacak bir olgu olduğunu keşfettiniz mi? Tamamen farkında, sınırlanmamış ve berrak bir uyanıklığın, kendisi vasıtasıyla kendisini deneyimlediğini söyleyebilir misiniz?

Aradığımız şey, arayanın kendisidir.

St Francis of Assisi

E) Farkındalığın Deneyimlenmesi

Farkındalığın özünü deneyimlemek

Şimdiye kadar farkındalık hakkında belirli tanımlar yaptık ve farkındalık çalışması ve deneyiminin alt yapısını oluşturduk. Kendimizi ruh-zihin-beden üçlemesinin birbiriyle etkileşiminin ‘bir’i olarak düşünecek olursak, farkındalık kavramı ve farkındalık alıştırmaları, zihin içerisinde kaybolmuş,unutulmuş olan ruhumuzu tekrar hatırlama kısmını oluşturmaktadır.

Farkındalığın özünü deneyimleme meditasyonu

1 . Adım: Uygun meditasyon pozisyonunuzu alın.

2 . Adım: Kendinizi gevşetin, rahatlayın ve dikkatinizin dağılmasına izin vermeyecek şekilde tetikte olun.

3 . Adım: Nefesinizi takip edin ve farkındalığınız ile nefesinizin ‘bir’ olmasını sağlayın. Nefesiniz bedeninizden çıkıp kaybolduğunda, içinizdeki hiç dokunulmamış farkındalığınızı dolduran her şeyin de kaybolduğunu hayalinizde canlandırın.

4 . Adım: Farkındalığınızın, uçsuz bucaksız açık mavi bir gökyüzüne dönüştüğünü hayal edin.

5 . Adım: Farkındalığınızın hiçbir sınırı olmadığı ve sonsuz bir gökyüzü gibi olduğu duygusunu koruyun.

6. Adım: Nasıl ki farklı farklı bulutlar, gökyüzüne zarar veremezse ve gökyüzünü lekeleyemezse, aynı şekilde hiçbir düşüncenin de sizin farkındalığınıza zarar veremeyeceğini ve lekeleyemeyeceğini hissedin. Düşüncelerin, farkındalığınızın gökyüzü gibi dokunulmamış olan doğasını bozmasına izin vermeyin.

7 . Adım: Farkındalığın, berrak gökyüzü gibi olduğu anlarda kalın ve bu farkındalığı devam ettirin. Düşüncelerin arasındaki boşlukları keşfedin ve bu boşlukların bilincine vardığınızda, bu boşluklarda (saf farkındalık anları) geçirdiğiniz sürenin de daha çok arttığını göreceksiniz.

Buradaki anahtar; hiçbir düşünceye tutunmamak, korkusuz ve beklentisiz şekilde olmak ve şimdiki anın içinde kalmaktır. Ne zaman bir düşünce, his, duygu, bedensel bir hassasiyet vb. bir şey farkındalığınıza gelirse, o şeyi sadece gözlemleyin ve tekrar saf farkındalığınıza geri dönün.

F) Nihai öz (Çaba Gerektirmeyen Varlık/Oluş/An)

Çaba gerektirmeyen varlığımız içinde kök salmak

Tüm meditasyon tekniklerinin nihai amacı, gerçek kimliğimizi keşfetmektir. Meditasyon pratikleri, gerçek kimliğimize sıçramanın ve nihai özümüzün gerçekliğiyle tekrar birleşmemizin birer araçlarıdır. Tüm şüpheler çözümlendiğinde (gerçek özümüzü bulutsuz bir gökyüzü olarak düşünelim ve şüpheleri ise bulutlar olarak zihnimizde canlandıralım) kişi, kendi nihai kimliğinin basit, berrak ve bütün olduğunu görmeye ve onu kabul etmeye hazır hale gelir. Gerçek doğamız, tüm ikiliklerin ötesinde olan ve sevgi, uyum ve doğal bilgelikte iç içe geçmiş bir farkındalık birimidir.

Gerçek özümüze zarar verebilecek, onu geliştirecek ya da düşürecek hiçbir şey yoktur çünkü nihai özümüz sınırsız ve biçimsizdir. İyi veya kötü olarak tanımladığımız tüm deneyimler, bu biçimsiz ve sınırsız farkındalığımızın içinde gerçekleşen deneyimlerdir. Hiç bir deneyim, bilincimizden ayrı değildir (bulutların gökyüzünden ayrı olmadığı gibi fakat bulutlar gittiğinde gökyüzü yine berrak şekilde kalmaktadır).

Tüm biçimler ve görünümler, düalistik olmayan bilincimizin (gökyüzü) okyanusunda oluşan birer bulutlardır. Bu sonsuz varoluş içerisinde 3 boyutlu olarak deneyimlediğimiz tüm deneyimler, sonsuzluğun içinde birer atom parçalarıdır.

Gerçek doğamız/özümüz, farklı çağlarda ve toplumlarda pekçok değişik isimle, kavramla tanımlanmıştır. Tanımları öğrenmek ve aşina olmak iyidir fakat en nihayetinde çağlar boyu aktarılmış olan bu öğretiyi, zihinsel ve entellektüel olarak bilgi hafızamızda depolamanın ötesinde, kendi deneyimimizle keşfetmemiz ve bu nihai öz içerisinde kök salmamız nihai olarak yapmamız gereken şeydir.

Dünyevi yolculuğumuza bulutlar (ego) içerisinde kaybolarak başlarız. Ego, kendimizi varoluştan ayrı olarak düşündüğümüz bir yansımadır. Şunu hatırlatmam da fayda var. Egoyu kötü bir şey olarak görmemeliyiz ve yargılamamalıyız. Ego, tekamülümüzün olmazsa olmaz öğelerinden biridir. Ego, varoluşun yüksek düzlemlerine ilerleyebilmemiz ve kendimizi öğrenebilmemiz, deneyimleyebilmemiz için gereken içsel merdivenlerdir. Kişisel farkındalıkla, meditasyon ve tekamül yoluyla, içimizde her zaman bulunan o gizli hazinenin yeniden keşfine doğru yol almaktayız.

Tanrıyı gördüğüm gözlerle, Tanrının beni gördüğü gözler aynı. Benim ve Tanrının gözleri tek gözdür, tek görendir, tek bilendir ve tek sevgidir.

Christian Mystic, Meister Eckhart

Çabasız varlık

Ruhsal aydınlanma yolundaki en kolay ve en etkili yol, çabasız varlığımızın farkındalığıdır. ‘Eylem yoluyla eylemsizlik’ denilen şey budur. Çabasız oluş:

Farkındalığımızın doğal özünden ayrılmamaktır.

Aramamaktır.

Kendimizi nesneleştirmemektir.

Zihinsel durumlarımızla bir şeyler oluşturmamaktır.

Tüm çabalarımızı tamamen durdurmak ve oluşumuzda dinlenmektir.

Doğal farkındalığımızın harika huzuru içinde kök salmaktır.

… Tüm meditasyon tekniklerinin nihai amacı, meditasyonu yapılan bir şeyden, olunan bir şeye dönüştürmektir. Bu şekilde, yaşamımızdaki tüm pozitif ya da negatif deneyimleri oldukları gibi kabul ederiz ve onları, oluşumuzdaki birer bulutlar olarak görürüz.

Doğal oluşumuzun düalistik olmayan doğasını tanımak/fark etmek/hatırlamak, içsel arayış yolundaki yolcunun en büyük anahtarıdır. Kim olduğumuzu bilmememiz, içimizdeki sürekli değişenle hiç değişmeyen arasındaki farkı kavrayamamamız; egonun kişisel imajı ve hareketleri içinde kalmamıza, kendi kendimize dayattığımız algıların ve alışkanlıkların esiri olmamıza yol açar. Bu durum, içsel karmaşanın ve cehaletin nedenidir.

Gerçek doğamız -farkında olalım ya da olmayalım- her zaman aynıdır. Fark şudur ki, eğer bunun farkına varıp, bu doğamızın içinde kök salarsak ondan faydalanabiliriz. Tüm umutları ve korkuyu ortadan kaldırın, bilincin sonsuz sadeliğinin, uyanmış bir varlık olması için yapması gereken tek şey bu sarsılmaz netliğin içinde kalmaktır.

Dildo Khyentse Rinpoche

Çaba gerektirmeyen varlığımız içinde kök salma meditasyonu

1 . Adım: Uygun meditasyon pozisyonunuzu alın.

2 . Adım: Kendinizi gevşetin ve rahatlayın. Hiçbir şeyi değiştirmeden açık bir biçimde durun. Tüm kontrol düşüncesini salıverin.

3 . Adım: İyi ya da kötü olarak yargılamadan şimdiki anın, olduğu gibi olmasına izin verin.

4 . Adım: Canlı ve tetikte kalın, bedeninizi derinlemesine rahatlatın, nefesinizi zorlamayın ve zihnin endişesiz, kaygısız olmasına izin verin.

5 . Adım: Çabasızca kalın. Tüm düşünceleri -hatta meditasyon yapıyor olduğunuz düşüncesini bile- salıverin. Basitçe, kendi varlığınız içinde dinlenin/kalın.

6 . Adım: Bağımsız, bağsız, tamamen açık ve geniş olun. Tüm deneyimlerin (yüzeye gelebilecek şeylere) -hiçbir müdahalede bulunmadan- gelip gitmelerine izin verin.

7 . Adım: Duyularınızı, deneyimlere tutunmadan olanları doğrudan deneyimleyebilmeniz için tamamen açık bırakın.

8 . Adım: Farkındalığınızın saflığına olan eksiksiz güveni yakaladıktan sonra, çabasız, net ve boş olan farkındalığınız içinde kalın.

9 . Adım: Mutluluk, ne o ne bu olmaktır. Mutluluk, basitçe olmaktır.

Hiçbir yere gitmek ya da gelmek yok. Ani aydınlanma öğretisinin anlamı budur. Bir anlık tereddüt, onu kaybettirir. Birazcık bir duraksama, onu ötelere çeker.

Zen Master Bankei

Anda ne gerçekleşiyorsa onunla akışta olun ve zihninizi özgür bırakın.

Ne yaparsan yap onu kabul ederek merkezde kal.

Bu, nihai olandır.

Taoist Mystic, Chuang Tzu

You may also like

Leave a Comment